SİVAS’TA YAKILANLAR BENİM CANLARIMDIR

Sivas’ta yanan benim! Alevilerin acıları benim de acılarımdır! Dün bugünün önsözüdür! Türkiye’de devletin uçan kuştan bile haberi vardır. İsteseydi devlet Sivas Madımak katliamını önleyebilirdi, önlemedi! Geçmişi unutmak benzer yeni katliamları davet eder. Geçmişteki katliamlarla hesaplaşmak, bu olayları unutmamak Alevisiyle Sünnisiyle, Müslümanıyla Hıristiyanıyla tüm Türkiye’yi huzurlu, mutlu ve umutlu eder. Türkiye’de barış kültürünü geliştirir.

Pir Sultan Abdal Şenlikleri kapsamında, aralarında Aziz Nesin’in de bulunduğu pek çok sanatçı ve fikir insanı dönemin Sivas Valisi Ahmet Karabilgin’in özel davetlisi olarak bu kente gelmişti. Bu insanlardan 33 can ve iki otel çalışanı Türkiye’nin ve dünyanın gözü önünde, televizyonların naklen yayınları içinde hemen hemen tümü Sünni olan saldırganlar tarafından 2 Temmuz 1993 günü Madımak Oteli’nde yakıldı.

Tek bir Alevinin, tek bir Sünninin, tek bir Hıristiyanın gözyaşının akmasını, yakılmasını, katledilmesini kesinlikle istemem!
Dedem hoca, annem, babam, ağabeyim hacı idiler. Sünni bir aileden geliyorum. Türkiye’de milyonlarca dürüst, vicdanlı, sağ duyulu Sünni vatandaş vardır. Onların inançlarına, düşüncelerine kesinlikle saygı duyarım.

Genelleme yapmak yanlış olur. Fakat Sivas’ta 2 Temmuz 1993’te Aleviler yakılırken Sivas’taki ve Türkiye’deki Sünnilerin büyük çoğunluğu sessiz kaldılar, televizyon ekranlarında insanları yakanları gördüler ve sessizce seyrettiler! Bu tür olaylarda sessiz kalmak onaylamak anlamına gelir! Susmak suça ortak olmaktır!

Keşke Diyanet İşleri Başkanlığı her yıl 2 Temmuz günü, tüm Müslümanları, tüm müminleri Sivas’ta yakılarak katledilenleri saygıyla anmaya davet edebilseydi.

Keşke Sünniler, “Alevilerin acıları benim de acılarımdır,” diyebilse ve her 2 Temmuz’da Alevi din kardeşleriyle kol kola, omur omuz yürüyebilseydi.

Keşke Madımak Oteli olduğu gibi, hiç dokunulmadan bir “Vicdan ve Katliam Anıtı” haline getirilebilseydi. Bu Vicdan Anıtı camdan büyük bir kubbe altına alınarak korunsaydı. Türkiye’nin her tarafından insanlar ve öğrenciler bu anıtı görmeye gelirlerdi. Sivas Vicdan ve Katliamı Anıtı’nı görmeye gelenler barış ve kardeşlik duygularıyla aydınlanırlardı. Bu anıt kardeşliğin ve unutulmazlığın sembolü olurdu. Dünyanın birçok ülkesinde Tayland’da, Vietnam’da, Almanya’da, Polonya’da buna benzer anıtlar var.

Fakat Sivas’ta böyle olmadı. Yanan insanların et kokuları daha gitmeden Madımak Oteli’nde bir kebapçı dükkânı açıldı! Sivaslıların bazıları Alevilerin yakıldığı yerde iştahla kebap yediler!

Alevilerin, vicdanlı Sünnilerin ve sağduyulu insanların ve derneklerin mücadeleleriyle 2009’da lokanta başka yere taşındı. 2011’ye Madımak Oteli kamulaştırıldı, yenilendi Bilim ve Kültür Merkezi olarak kullanıma açıldı. Merkezdeki Anı Köşesi’ne, olaylarda ölen 33 aydın, iki otel görevlisi yanında iki göstericinin de adı yazıldı.

Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiçbir zaman Aleviler Sünnilere saldırmamış, katletmemiş, yakmamıştır!

Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim’in emriyle yapılmış olan Alevi Katliamı eleştirilse, lanetlense daha sonra gelen Alevi-Kızılbaş katliamları önlenebilirdi.

1938 Dersim, 1978 Sivas, Malatya, Maraş, Çorum Alevi katliamları ile hesaplaşılsa, eleştirilse, olayların köküne inilse, toplumda barış kültürü geliştirilse 1993 Sivas yangını olamazdı!
1993 Sivas yangınıyla tam hesaplaşılsa, toplumda Alevilere karşı barış, sevgi, saygı bilinci geliştirilse Üçüncü Boğaz Köprüsü’ne Alevileri katletmiş olan Yavuz Sultan Selim adı verilemezdi. Başka padişah, başka sultan mı yok? Alevi vatandaşların protestolarına rağmen, onların yaralarını kanata kanata Yavuz Sultan Selim adını vermek Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olan milyonlarca Alevinin yaralarını kanatmış; sağduyulu, vicdanlı milyonlarca Sünninin de vicdanlarını sızlatmıştır.

Benim tek isteğim, Türkiye’de dostluk, barış ve sevginin gelişmesi, Sivas Madımak yangının son olmasıdır. Yangınlar sönsün, fakat umutlar sönmesin, ocaklar sönmesin!
Sivas’ta yakılarak katledilenleri saygıyla anıyorum. Onların ideallerini ve hatıralarını yaşatmak görevim olsun!

Kemal Yalçın..

About the author

Related

JOIN THE DISCUSSION