MÜVEKKİLİMİN HAKKINI SÖZE SÖKE ALIRIM

Metin ES / DUİSBURG

ALMANYA’ya Kayseri’den göç eden Bozdağ ailesinin çocuğu olarak iki yaşında gelen ve kendisi gibi göçmen olanlara hukuki destek verebilmek için avukat olan Ali Bozdağ (50), prensiplerinden ve doğru bildiği yoldan şaşmadığına değinerek, “Mesele dava alıp para kazanmak değil, mesele haklı olan vatandaşın hakkını ispatlamaktır. Bende müvekkilimin hakkını söze söze alırım” dedi.

48 yıldan beri Almanya’da yaşayan, Münster’de hukuk fakültesi mezunu 21 yıllık deneyimli avukat Ali Bozdağ, Duisburg’taki şehir merkezinde Ali Bozdağ Avukatlık Bürosu’nda hizmet veriyor. Kendisini Türk kökenli Alman hukukçu olarak gören ve geniş yelpazede hukuksal hizmet veren Bozdağ, Neuss’da 1999 yılında cinayet davasında müvekkilini mahkemeye çıkarmadan suçsuzluğunu ispatlamakla ve Citibank’ın haksız faiz alınımına karşı yürüttüğü çok sayıda başarılı davalarla tanınıyor.

TÜM HUKUKİ SORUNLARA ÇÖZÜM SUNUYORUZ

1993 yılında Münster Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra iki yıl esnaflık yapan ve ardından stajerliğini tamamlayan, evli iki çocuk babası Ali Bozdağ, şunları söyledi:

1998 yılında ilk büromuzu Krefeld’te, ikinci büromuzu 2000 yılında Aachen-Köln’de açtık. König Caddesi 54 numaradaki Avukatlık Bürosu’muzu ise Almanya’da ilk hukuk bürosunu açan Çetin Şahin’den devir aldık. 21 yıllık tecrübe ve uzman ekibimizle tüm hukuki sorunların çözümü için hizmet vermekteyiz.

Ceza, vergi, iş ve aile hukuku bizim uzmanlık alanlarımızdır. Uzmanlık alanlarımızı şu şekilde açabilirim:

Ceza hukukunda; trafik, vergi, ticari ve bağımlılık alanı

Aile hukukunda; boşanma, nafaka, velayet ve miras alanı

İş hukuku; işten çıkarılma, işyeri yasası, ücret tepkisi gibi iş alanları.

Bunun dışında ticari sözleşme, kira, hisse senedi gibi çalışma alanlarımızla çok geniş yelpazede hizmetimiz devam etmektedir”

TÜRK AİLELERİN MİRAS SORUNU ARTACAK

Yaşlanan 1.ve 2. kuşak Türklerde ölüm vakaların arttığını belirten başarılı avukat Ali Bozdağ, vatandaşlarımızı özellikle miras konusunda artacak sorununa dikkat çekti. Bozdağ, bakım ve koruma yetkisi, tedbir yetkisi ve hasta talimatnemesine değinerek vahim durumlar öncesinden tedbir alınması gerektiğini söyledi. Bozdağ, “ Ölüm sonrasında miras meselesi ailerde büyük sorunlara neden oluyor. Mirasın Türkiye veya Almanya’da paylaşılmasında davalar açılıyor ve gereksiz yere maddi ve manevi zararlar ortaya çıkıyor. Önümüzdeki süreçte bu işin uzmanı olarak vatandaşlarımızı uyarıyorum. Öncesinden mutlaka tedbir alınmalı. Bunun için biz gerekli hukuki bilgilendirmeyi ve yönlendirmeyi yapıyoruz. Bu konuda çekinmeden bize başvurabilirler” dedi.

OLMAYACAK DAVAYI ALMAM

Merkez Bankası mağdurları davasında elde ettiği başarılarla konuşulan Bozdağ, Yeşil Sermaye mağduru davalarını neden almadığını ise şu şekilde anlattı:

O dönem avukatların en çok üzerinde durduğu ve davalarını aldığı Holdingzedeler olayını çok inceledim. Burada haklı olan mağdurların sermayesi Türkiye’de olan holdinglerden kar payı olarak verdikleri paralarını alamayacağını ne yazık ki gördüm. Bundan ötürü 2002 yılında elimi çektim. Hatta hukuk sigortası olanları bile uyardım. Çalışma prensibimde müvekkilimi doğru bilgilendirmekle mükellefim. Bu benim iş anlayışım. Olmayacak davayı para kazansam dahi almam. Uzman olduğum alanlarda hiç davaya girmeden bile bir danışmanlığımla müvekkilimi kurtardığım çok olmuştur”

TÜRKİYE’DEKİ GELİRE DİKKAT EDİN

60 yıldan beri Almanya’da yaşıyor olmamıza rağmen, hala çok basit kanunları bilmediğimize değinen avukat Bozdağ şunları dile getirdi:

Türkiye’ye gidip, gelirken altın takılardan ötürü vergi cezası yiyen vatandaşlarımız var. Artık belli bir limitin üzerinde altın takı takılmayacağını veya gümrüğe bildirmemiz gerektiğini bilmeyenlerimiz var. Bunu bir çok alanda yapıyorlar. Ne yazık ki burada yaşamamıza rağmen yeri geldiğinde hakkımızı arayamıyoruz. Eskiden az sayıda Türk hukukçu varken, şimde sayımız bir hayli fazla oldu. Son olarak iki konuda vatandaşlarımızı sizin aracılığınızla bilgilendirmek istiyorum. İlerde olabilecek sorunların yaşanmaması için. Birincisi yurtdışındaki ve bilhassa Türkiye’deki gelirimiz. Örneğin emekli olan birinin Türkiye’deki geliri aylık 1974 Euro’yu geçerse vergiye tabi tutuluyor. Bunu bildirmezsek, Almanya-Türkiye arasında bilgi alışverişinde ortaya çıkabilir ve cezalı vatandaş duruma düşebilir.

İkinci önemli uyarım ise, sigorta alanında. Başımıza gelebilecek en kötü rizikoları göz önünde bulundurup ona göre bazı sigortaları yapmamızda fayda var. Bunların başında Özel Sorumluluk Sigortası (Haftpflichtversicherung ) ve Ev Sigortası Hausratversicherung)”

About the author

Related